İstanbul'da son dönemde etkili olan yağışlar, kent hayatını olumsuz etkilerken, uzmanlar benzer hava olaylarının daha geniş çaplı taşkınlara dönüşebileceği konusunda uyarıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesindeki Afet Yönetimi Enstitüsü'nde görev yapan Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, yaptığı değerlendirmede, önümüzdeki süreçte yaşanabilecek benzer yağışların kentin farklı bölgelerinde ciddi su baskınlarına neden olabileceğini ifade etti.

Ekmekcioğlu'nun dikkat çektiği nokta, sadece yağış miktarı değil; aynı zamanda kentin yapılaşma dokusu ve doğal su akış sistemlerindeki bozulma. Özellikle yoğun yapılaşmanın olduğu ve doğal drenaj ağlarının değişime uğradığı havzalarda riskin arttığını belirten uzman, bu bölgelerin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı.

İstanbul'da Taşkın Riski Neden Artıyor?

İstanbul, hızlı nüfus artışı ve kontrolsüz kentleşme nedeniyle son yıllarda doğal su döngüsünde önemli değişimler yaşıyor. Betonlaşan yüzeyler, yağmur sularının toprağa sızmasını engelleyerek yüzeysel akışa dönüşmesine yol açıyor. Bu da kanalizasyon ve drenaj sistemlerine aşırı yük bindiriyor. Özellikle dere yataklarının üzerinin kapatılması veya yapılaşmaya açılması, taşkın riskini katlayan etkenler arasında.

Doç. Dr. Ekmekcioğlu'nun uyarısı da tam bu noktaya işaret ediyor: yoğun kentleşme ve doğal drenaj değişimi olan havzalar, benzer yağışlarda daha kırılgan hale geliyor. Peki bu durum somut olarak ne anlama geliyor? Kısaca, normalde toprağın emebileceği yağmur suyu, artık beton zeminlerden hızla akarak cadde ve sokakları su altında bırakabiliyor. Altyapı sistemleri ise bu ani yükü kaldıramayınca su baskınları kaçınılmaz oluyor.

Uzmanlar Hangi Bölgeleri İşaret Ediyor?

Her ne kadar İTÜ'lü uzman belirli bir bölge adı vermese de, İstanbul'un topoğrafyası ve yapılaşma yoğunluğu göz önüne alındığında, özellikle dere yataklarına yakın mahalleler, eğimli arazilerin alt kısımları ve hızlı yapılaşmanın olduğu ilçeler risk altında. Son yıllarda yaşanan su baskınları da bu tabloyu doğrular nitelikte. Örneğin, 2021 yılında yaşanan sel felaketinde birçok ev ve iş yeri zarar görmüş, altyapı ciddi hasar almıştı. Benzer bir olayın tekrarlanmaması için hem yerel yönetimlere hem de vatandaşlara önemli görevler düşüyor.

Uzmanlar, taşkın riskinin sadece yağışın şiddetine bağlı olmadığını, aynı zamanda kentin hazırlık düzeyiyle de ilgili olduğunu belirtiyor. Doğal drenaj sistemlerinin korunması ve yağmur suyu hasadı gibi yeşil altyapı çözümlerinin yaygınlaştırılması, riski azaltmada kritik önem taşıyor.

Altyapı ve Kent Planlaması Neden Önemli?

İstanbul'un mevcut kanalizasyon ve yağmur suyu drenaj sistemleri, artan nüfus ve değişen iklim koşulları karşısında yetersiz kalabiliyor. Özellikle eski yerleşim bölgelerinde altyapının yenilenmesi, yeni yerleşim alanlarında ise su geçirgen yüzeylerin artırılması gerekiyor. Belediyelerin yağmur suyu yönetimi konusunda daha etkin planlamalar yapması, sel riskini azaltmada başrol oynuyor.

Ayrıca, kent planlamasında dere yataklarının korunması, yapılaşmanın bu alanlardan uzak tutulması ve yeşil alanların artırılması gibi önlemler, uzun vadede taşkın riskini düşürecek unsurlar arasında. Doç. Dr. Ekmekcioğlu'nun vurguladığı gibi, havza bazlı değerlendirmeler yapılarak riskli bölgeler önceliklendirilmeli ve buna göre önlemler alınmalı.

Vatandaşlar İçin Pratik Öneriler

Peki bireysel olarak neler yapabiliriz? İşte taşkın riskine karşı alınabilecek bazı basit ama etkili önlemler:

  • Yaşadığınız bölgenin taşkın risk haritasını öğrenin ve buna göre hazırlıklı olun.
  • Şiddetli yağış uyarılarını takip edin; mümkünse dışarı çıkmayın.
  • Bodrum katlarında değerli eşyalarınızı yüksek yerlere kaldırın.
  • Bina girişlerine su geçirmez bariyerler yerleştirin.
  • Yağmur suyu kanallarının önünü kapatmayın, çöp atmayın.

Bu önlemler küçük gibi görünse de, su baskını anında can ve mal kaybını önlemede hayati rol oynayabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İstanbul'da taşkın riski neden arttı?

Hızlı kentleşme, yeşil alanların azalması, dere yataklarının yapılaşmaya açılması ve iklim değişikliğine bağlı olarak yağış rejiminin değişmesi, taşkın riskini artıran başlıca etkenler. Ayrıca altyapı sistemlerinin bu değişime ayak uyduramaması da riski büyütüyor.

Hangi bölgeler daha riskli?

Genellikle dere yataklarına yakın, eğimli arazilerin alt kesimlerinde kalan ve yoğun yapılaşmanın olduğu bölgeler daha yüksek risk taşıyor. Ancak kesin bir liste vermek için ayrıntılı mühendislik çalışmalarına ihtiyaç var.

Taşkın sigortası yaptırmalı mıyım?

Taşkın riski yüksek bölgelerde yaşıyorsanız, konut sigortanızın taşkın teminatını içerdiğinden emin olun. Bazı poliçeler doğal afetleri kapsamaz; bu nedenle sigorta şirketinizle görüşerek ek teminat alabilirsiniz.

Belediyeler ne gibi önlemler alıyor?

Birçok belediye yağmur suyu kanallarını temizliyor, yeni drenaj hatları inşa ediyor ve yeşil alan projeleri geliştiriyor. Ancak uzmanlar, bu çalışmaların hızlandırılması ve havza bazında bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirtiyor.

Evde su baskınına karşı nasıl hazırlanabilirim?

Öncelikle su baskını riskini öğrenin, acil durum çantanızı hazırlayın, önemli belgelerinizi su geçirmez kutularda saklayın. Ayrıca elektrik prizlerini yüksek yerlere taşıyın ve suyun eve girmesini engelleyecek bariyerler edinin.

İstanbul gibi büyük bir metropolde taşkın riski, sadece bugünün değil yarının da meselesi. Uzmanların uyarılarını dikkate almak ve hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önlem almak, gelecekte yaşanabilecek felaketlerin önüne geçmede en etkili yol olarak öne çıkıyor.